Başarı Üzerine Kurulu Başarısızlık Sanatı

Başarı Üzerine Kurulu Başarısızlık Sanatı

Başarısızlık korkusunun ardına gizleniyorlar

Konu, insanların korkularından doğan başarısızlıkları ardına gizlenip, başkasının başarısı sayesinde kazanılmış nimetlerden kendine pay çıkarması.
Anlatacağım olay bizzat yakından gözlemlediğim hırslı bir takıma ve başarısız Koç’a ait.
Amaç iş hayatında da aynı sorunların yaşandığı ve aslında her sektörde böyle insanların bulunduğu.
Gençlere, kaybetme korkusunu içinde barındıran kişiler yüzünden tanınmayan fırsatlar.
   Maç öncesi gittiğim spor salonunda B takım Koç’unun bir kaç söylemine ve maçtan önceki tavırlarına şahit oldum.
Ön yargı değil söyleyeceklerim, maçtan sonra onaylanmış düşünceler. Maçın başlamasına 15 dk. gibi bir süre kalmış.
A takımından biri gelip Koç’a maç ile ilgili bir evrağı isteyip istemediğini soruyor.
Koç’un ifadesi ” Gerek yok biz öylesine oynuyoruz! ” Verilen cevap cepte.
Salona girdiği dakikadan itibaren B takım Koç’unun sergilemiş olduğu beden dilini ele aldım.
Girdi, etrafa bakındı, tanıdıkları ile selamlaştı. Hakemlerle görüştü.
O esnada A takımı gayet kendinden emin bir şekilde ısınma hareketleri ve antrenmanlarını yaparken Koç’un (B) gözü hep endişeli bir şekilde A takım oyuncularını süzmek oldu. Yardımcı antrenörle bir kaç kulaktan kulağa konuşmanın ardından B takım oyuncuları ısınma hareketlerine başlamak için soyunma odasından birer birer çıktılar.
Koç’un (B) maç başlamadan önceki ” Öylesine oynuyoruz.” cevabı, davranışlarıyla eşleşince endişeli görünümünü onayladı.
Hava atışıyla oyun başladı …

Kaybetme korkusundan gençlere fırsat vermiyorlar

   A takımının başlangıçtaki sert ve hırslı oyunu, bizim Koç’un takımının ilk beşte başlayan tecrübeli oyuncularını dahada hırslandırdı.
Başlarda A takımı skordaki liderliğini korurken, B takımının hırslı ve istikrarlı tavrı skordaki değişikliğin son dakika değişmesine neden oldu.
B takım koçu oyunda olan oyuncularını motive ediyor, istenmeyen hareketlerde de müdahale ediyor, klasik Koç.
Hareketleri benimde çok sevdiğim bir takımın Koç’unu andırıyor, ”Orhun Ene”. Oyun sırasında verdiği tepkiler, yürüyüşü, el-kol hareketleri, düşünceli tavrı birebir aynı diyebilirim. Taklit ettiği çok açık, sırıtıyor üzerinde.
Yapı itibari ile taklit ettiği fazlasıyla belli olurken şunu demeye çalışıyorum.
İnsan örnek aldığı, idol olarak belirlediği insanın yolundan tabi ki de gidebilir, beğenebilir.
Fakat hareket olarak taklit yer alsa da oyun, düşünce ve oyuncu değeri olarak kesinlikle ”Orhun Ene” olamayacağını da maç esnasında görmüş oldum.
Aynı gün Orhun Ene, Uludağ Üniversitesi İşletme Topluluğu’nun 12. Ulusal Profesyoneller  ve Başarılı Yöneticilerle Sektörler Kongresi’nde öğrencilerle buluştu. Kongre’de Orhun Ene, ” Neden yerli oyuncu yetiştirilmiyor? sorusunun sorulması lazım. Yabancı sayısının çok olduğu ülkeler baktığınızda başarı konusunda da sıkıntılar yaşıyor. Alt liglerde genç oyuncularımızın daha fazla şans bulması lazım.” ifadelerini kullanmış.
Oyun, düşünce ve oyuncu değeri olayı da Tofaş Basketbol Koç’unun genç oyunculara maçlarda verdiği fırsatlarda aynı zamanda katıldığı kongrede dile getirdiği cümlelerle ortaya çıkıyor. B takımı Koç’u bu konuda başarısız.
Korkuları ve kişisel hırsları yüzünden, kaybetme korkusundan dolayı genç oyunculara fırsat vermektense, tecrübeli oyuncularla başarılı olmayı tercih ediyor. Tecrübeli oyunculardan bir kaçının performansı gerçekten süper lig düzeyinde. Zamanında kendilerini farklı kulüplerde gösterebilmiş başarılı oyuncular. Peki ya benchte süre alınmayı bekleyen ve kendilerini gösterme zamanları gelmiş ama bir türlü Koç’un kaybetme korkusu engelini aşamayan genç oyuncular?

Bu senin başarın değil 

Maç A takımının istikrarlı oyununa rağmen son dakika oyunu çeviren B takımının skoru 77’ye taşıması ile, A takımının 74’de kalması durumunda, galibiyeti tadan taraf B takımı oldu.
Kazanılan bu maç tecrübeli B takımı oyuncularına ait. Koç’un takıma katkısı ve başarısı değil.
Tecrübeli oyuncular zaten seninle tecrübeyi kazanmamış ve senin yönetiyorum, ben başardım dediğin oyunu onlar yönetiyor.
Benchte süre almayı bekleyen ve geleceğe ışık tutan genç oyuncularının yeteneklerine güvenmeyip, sırf kazanma hırsın yüzünden oynatmıyorsun.
Oynadıkları oyun ile rakibine aynı şekilde hırslı karşılık veren, takım oyunu olduğunu kabullenmiş ve koçlarının önemsemediği karşılaşmayı önemsedikleri, mücadeleci ruhlarını oyuna kattıkları için tecrübeli oyuncuları tebrik ediyorum.
Genç oyunculara bir an önce geleceğe gençlerle yola çıkan kulüplerle çalışmalarını öneriyorum.
B takım Koç’una ise aldıkları galibiyet için, ”genç oyunculara fırsat ve onlara emek vermediği sürece bu senin başarın değil Koç, sevinme! ” diyebiliyorum.
Bu yazı http://emprovizasyonik.blogspot.com.tr bloğunda 25 Şubat 2017’de yayınlanmıştır.

Bu gönderiyi paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir