Kişisel Gelişimden Önce Benliği Bulmak

Kişisel Gelişimden Önce Benliği Bulmak

Kişisel Gelişimden Önce Benliği Bulmak

Hiç bitmeyen öğrenme hevesi, yaşama azmi, geleceğe umutla bakış…

Bunları perçinleyen eş zamanlı tökezleyen çokça günlük hayat telaşesi…

Sıkıldım artık. 

Kısır döngüden oluşan hisler, her ne şekilde olursa olsun,

Sizi tutup bir yola sürüklemiyorsa er ya da geç sıkılırsınız.

Yüzlerce kişisel gelişim yöntemi, yüzlerce yabancı dil, yüzlerce okunacak makale…

Görüşülecek insan kaynakları, bürünülen değişik tavırlar, yüzlerce…

Yüz yüze ama uzak, uzak ama engebeli yollar…

Ne istediğinizi bulmadan, kim olduğunuzu keşfetmeden,

Kişisel veya toplumsal gelişsek ne yazar?

Deneyimler, evet deneyimlerden bahsediyorum.

Hayata başlamak için, hemen, şimdi

Şirket yönetmeyi düşleyerek ama bekleyerek

OLMAZ!

 

200 lira cep harçlığın mı var, ekonomiyle ilgilen.

200 lira cep harçlığın mı var, verimli harca.

Sende 200 varsa 100 daha koymanın yollarını ara.

200 lira cep harçlığın mı var, yeniden başla.

Bu kısa yolda kendine sen bile şaşıracaksın.

Deneyimler, evet sayfalarca olmasına gerek kalmadan,

Kağıt üstüne aktarmana gerek olmadan

Yeniden yaz kendini.

Evet çünkü kimse gazeteyi bile fiili okumuyor artık.

Hayat da zaten iki boyutlu değil.

Sen de zaten önlü arkalı bir kapak değilsin.

Enin, boyun, çapın var ama ölçümlerde bir başkasıyla eşdeğer çıksan bile

 

Ayırt edici yanların var.

Yüzün çilli mesela; gözlerinin altında, çok güzel

Göbeğin var, mavi gömleğini giydiğinde seni bir ceo gibi gösteren!

Bunları unutma!

Yine biriktir, ama karmaşık biriktirme

Senin için imza niteliğinde olan

Görünce insanlarda seni anımsatacak şeyler biriktir.

 

Başla ama bir yerden…

Çıkılan seyahatlerin illa dünyanın bir ucuna olması gerekmez ama seyahate çık…

En kötü ihtimalle yakın markete değil uzak olan markete giderek başla.

Okunan kitapların illa popüler roman olması gerekmez ama oku…

Gözlerin yaşarana kadar oku.

Zamanla hepsi yolunu bulacaktır.

Ucundan kıyısından yer alınmış sosyal sorumluluk projeleri…

Hiçbiri hazır tepside sunulmayacak: Araştırmak, okumak çok okumak gerek

 

Herkes şapkasını önüne koyup düşünmeli: Gün 24 saat, 24 saatte neler yapıyorum?

İçimizdeki araştırmacı kıvılcım ateşini  bir hobiye, bir alana, kendimize değer katacak herhangi bir spora yönlendirmedikten sonra, akıllı telefonların esiri olarak yaşadıktan sonra  (ama bu esaret salt sosyal medyada gezinmek olarak anlaşılmalı)

Özgeçmişinde sıralı yüzlerce madde olsa ne yazar?

Kendini keşfederken şunu da göreceksin,

Herkes kendini yazı ile veya konuşarak ifade etmek zorunda değil.

Sen bir kalıba girmesi beklenen ürün değilsin.

Başarısızlıkla sonuçlanan pek çok sonuçla karşılaşacaksın, evet

 

Ama kendi benliğini sağlam oluşturduğunda,

Kalıplar sana göre çıkarılmaya başlanacak.

Kapı yapamayabilirsin ama

Kapılar sana göre açılıp kapanacak.

Kapanan kapılara dönüp baktığında ise

İyi ki kapanmış diyebilmelisin.

Yerinde saydığını düşündüğünde bile

İlerlemekte olduğun bir hayat var,

Yürüyen bantlarda beklemek gibi düşün bunu.

Gidiyorsun bir şekilde,

İvme kazansan ne kaybedersin?

En fazla olacak şeyi sana söyleyeyim mi

Yeni bir banda geçerken hızını alamayıp düşersin

Ama ayağa kalkmak için yürüyen banda ihtiyacın da yok zaten.

Fark ettin mi şimdi kendindeki gücü.

Bu fiziki güç,

 

Bir de hayal gücüne çalışmak lazım

Yukarıya Sri Lanka’dan bir fotoğraf koydum.

Bu yazıya yolda, ofiste, iş arasında nette gezinirken denk gelirsen

Seni heyecanlandırsın diye.

Heyecanını kaybetmezsen eğer,

Umudunu da kaybetmezsin.

Bu ikisi seninle olduktan sonra tek yapman gereken

Harekete geçmek!

 

Yeter ki dünyadan haberlere tıkladığımızda

Uzayan kollar bizden olsun…

Gizem Sıla Baysa

 

Bu gönderiyi paylaş

Comment (1)

  • Özgenur YALAV cevap

    İlk yazınız çok güzel olmuş.Kaleminize sağlık.

    22 Haziran 2017 , 20:01

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir