Sarı ile Mavi’nin Savaşı

Sarı ile Mavi’nin Savaşı

Bu bir odaklanamama hikâyesidir. Hikâyemizin “kahramanı” benim, biziz, sizsiniz, aslında hepimiziz. En azından hayatımızın bir noktasında…

Öncelikle kahramanımız kararsız ama karamsar olmayan bir karakterde. Gelecekte yapacağı meslek, varmak istediği yer, erişmek istediği statü hakkında sayısız istek ve hevesle dolu. Sürekli farklı şeyler hayal etmiş, onlarca farklı hayatın başrolü olmuş kendi zihninde. Ancak bir karar vermesi gerek. Bir yola baş koymak zorunda. Hâliyle seçim yapması zor… Biliyor ki seçim yaptığı şey onu tatmin etmeyecek ya da seçmemek için böyle bir yola kaçıyor.
Bir süre sonra “kahramanımız” KariyerİST ile tanışıyor ve bu kararsızlığını bir nebze olsun durgunlaştırıyor. Onu en çok etkileyen atölye Kendini Tanıma ve Keşfetme Atölyesi oluyor. Bu atölyede kendinizi tanımlayış biçiminize göre bir renkle eşleşiyorsunuz ve bu renk sizin kişiliğinize dair ipuçları veriyor. Kahramanımız kendinden emin, kendisi bir “mavi”. Peki, nedir mavi? Mükemmeliyetçi, detaycı, meraklı, araştırmacı, iş bitirici…
Ancak kahramanımız sadece mavi  değil, mavi ve sarının arasında kalmış, bir sarıya bir maviye yanaşıyor. Nedir sarı? Eğlenceli, girişken, duygusal zekâsı daha yüksek, yaratıcı… Tabii karakterimiz buradan ne anlıyor? Yine iki farklı kariyer, yine iki farklı kişi. O gün atölyemizin eğitmeni -Yasemin Hür- kahramanımıza bir tavsiyede bulunuyor: “GO GREEN” yani yeşille ilerle. “İkisinden de vazgeçme, farklılıklarını yok etmek yerine kullan.” diyor. O zaman kahramanımız anlıyor hayatında sarı olmadan mavinin, mavi olmadan sarının onu mutlu etmeyeceğini.

Gel zaman git zaman çeşitli başarı ve başarısızlıklar sonucunda “go green” felsefesini de unutmadan, kahramanımız “mavi” ağırlıklı bir kariyer yoluna giriyor. Boş zamanlarında sanat ve tiyatro ile “sarı”sını beslerken, hayatının büyük bölümünü “mavi” yönetir bir hâl alıyor. Kahramanımız sarı ile mavinin bu savaşı karşısında ne mi yapıyor? Bu çetin savaşta taraf tutmak istemiyor ve renkleri geçici olarak kaldırıp başka serüvenlere yelken açıyor. Sonrasında kahramanımız geri dönüp “yeşili” bulmaya çalışmaya devam edecek. Henüz bulmuş sayılmaz ama kararlı görünüyor… Sarı teknede, mavi sularda yeşil adaya gidiş serüveni hız kesmeden devam ediyor.

İnsanın kendini araması ve aradığını bulması bir süreç. Kimi için bu süreç hızlı akar kimi için yavaş. Bazen de sürecin bitmemesi bir amaç olur. Bizim kahramanın hikâyesi de böyle, işte. Biraz sarı, biraz mavi; bazen kaçış, bazen savaş…

ANIL ÇALIM

Bu gönderiyi paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir